Maraton neden 42 kilometredir?

Bir maraton koşusunun bitiş çizgisi neden tam 40 ya da 45 kilometrede değil de 42 kilometreden biraz daha ileridedir? Cevap, antik bir efsane ile modern Olimpiyatların tarihini bir araya getirir. Ancak önce küçük bir düzeltme yapalım: Maratonun resmî uzunluğu 42 kilometre değil, 42 kilometre 195 metredir. Günümüzde dünyanın dört bir yanındaki standart maraton yarışları bu mesafe üzerinden düzenlenir.
Peki, fazladan 195 metre nereden geliyor? Yaygın kanının aksine bugünkü mesafe, antik dönemde bir habercinin koştuğu yolun hassas biçimde ölçülmesiyle belirlenmedi. 42,195 kilometrelik maraton mesafesinin temelinde 1908 Londra Olimpiyatları’ndaki parkur, uluslararası standart hâline gelmesinde ise 1921 yılında alınan karar vardır.
Maratonun kökeni: Bir savaş ve bir haberci efsanesi
Maratonun adı, Yunanistan’daki Marathon yerleşiminden gelir. MÖ 490 yılında burada gerçekleşen Marathon Muharebesi’nde Atinalılar ve müttefikleri, Pers ordusuna karşı zafer kazandı. Sonraki dönemlerde anlatılan efsaneye göre bir haberci, zaferi duyurmak için Marathon’dan Atina’ya koştu; haberi verdikten sonra yere yığılarak yaşamını yitirdi.
Bu anlatı, modern maraton yarışının ilham kaynağıdır. Ancak efsaneyi, ayrıntıları kesinleşmiş tarihsel bir olay olarak kabul etmemek gerekir. Habercinin adı, koştuğu güzergâh ve olayın nasıl gerçekleştiği farklı kaynaklarda farklı biçimlerde aktarılır.
Pheidippides gerçekten Marathon’dan Atina’ya mı koştu?
Pheidippides ya da Philippides adıyla anılan koşucu, popüler anlatılarda Marathon’dan Atina’ya zafer haberi taşıyan kişi olarak tanıtılır. Oysa tarihçi Herodotos’un aktardığı koşu, savaş öncesinde yardım istemek amacıyla Atina’dan Sparta’ya yapılan uzun yolculuktur. Bu güzergâh, yaklaşık 240 kilometreyi aşan bir mesafeye karşılık gelir.
Marathon’dan Atina’ya koşup zaferi duyurduktan sonra ölen haberci anlatısı ise daha sonraki kaynaklarda ortaya çıkar. Dolayısıyla bugünkü maraton mesafesini doğrudan bu kişinin koştuğu varsayılan mesafeyle açıklamak doğru değildir.
İlk modern maraton kaç kilometreydi?
Maraton, 1896 Atina Olimpiyatları ile modern spor programına girdi. Antik anlatıdan esinlenen yarışın düzenlenmesini Fransız düşünür Michel Bréal önerdi. Koşucular Marathon’dan Atina’daki Panathinaiko Stadyumu’na uzanan parkurda yarıştı.
1896’daki ilk olimpik maratonun uzunluğu yaklaşık 40 kilometreydi. Yarışı Yunan atlet Spyridon Louis kazandı. Bu yarış, maratonun Olimpiyatların simgesel branşlarından biri hâline gelmesinde önemli rol oynadı.
İlk yıllarda maraton için kesin ve değişmez bir mesafe standardı bulunmuyordu. Ev sahibi şehirlerin belirlediği güzergâhlara göre parkur uzunlukları farklılaşabiliyordu. Başka bir deyişle, maraton başından beri 42 kilometre 195 metre olarak koşulmadı.
42 kilometre 195 metre nereden geliyor?
Bugünkü mesafenin çıkış noktası 1908 Londra Olimpiyatları’dır. Bu organizasyonda maratonun başlangıcı Windsor Kalesi’nin arazisinde, bitişi ise Londra’daki White City Stadyumu’nda yer alıyordu.
Başlangıç noktasının seçimi, Londra’ya uzanan güzergâh ve stadyum içindeki bitiş düzeni sonucunda parkur 26 mil 385 yard olarak belirlendi. Bu uzunluk, metrik sistemde yaklaşık 42,195 kilometreye karşılık gelir.
İngiliz kraliyet ailesi mesafeyi değiştirdi mi?
Maratonun uzunluğuyla ilgili en bilinen hikâye, parkurun kraliyet ailesinin yarışı rahatça izleyebilmesi için düzenlendiğidir. Windsor Kalesi’ndeki başlangıç ve White City Stadyumu’nda kraliyet locasının önüne yerleştirilen bitiş çizgisi, bu anlatının temelini oluşturur.
Ancak “Kraliçe istedi, yarışa tam 195 metre eklendi” şeklindeki açıklama, süreci fazla basitleştirir. 1908’deki mesafe; başlangıç yeri, yol güzergâhı ve stadyum içindeki bitiş noktasının birlikte belirlediği parkurun sonucudur. Ayrıca 195 metre, bağımsız olarak 42 kilometrelik bir yarışa eklenmiş evrensel bir bölüm değildir; mil ve yard cinsinden belirlenen toplam mesafenin kilometreyle ifade edilmesinde ortaya çıkar.
Bu nedenle en doğru kısa cevap şudur: Maratonun bugünkü uzunluğu, 1908 Londra Olimpiyatları’nda kullanılan parkurun daha sonra standart kabul edilmesinden kaynaklanır.
Maraton mesafesi ne zaman standart hâle geldi?
1908 Londra Olimpiyatları’nda 42,195 kilometre koşulmuş olsa da bu uzunluk hemen bütün yarışlarda zorunlu hâle gelmedi. Sonraki Olimpiyatlarda da farklı mesafeler kullanıldı.
1921 yılında Uluslararası Amatör Atletizm Federasyonu, yani dönemin IAAF’ı, maratonun resmî mesafesini 42,195 kilometre olarak kabul etti. Bugün World Athletics adıyla faaliyet gösteren kuruluşun bu kararı, maraton mesafesinin uluslararası ölçekte standartlaşmasını sağladı. 1924 Paris Olimpiyatları’ndan itibaren olimpik maratonlar da bu standart uzunlukta düzenlendi.
| Yıl veya dönem | Önemli gelişme | Mesafeyle ilişkisi |
|---|---|---|
| MÖ 490 | Marathon Muharebesi gerçekleşti. | Yarışa adını veren haberci efsanesinin tarihsel arka planını oluşturdu. |
| 1896 | Atina’da ilk modern olimpik maraton koşuldu. | Parkur yaklaşık 40 kilometreydi. |
| 1908 | Londra Olimpiyatları’nda Windsor–White City parkuru kullanıldı. | Yarış 26 mil 385 yard, yani yaklaşık 42,195 kilometreydi. |
| 1921 | IAAF, maraton mesafesini standartlaştırdı. | Resmî uzunluk 42 kilometre 195 metre oldu. |
| 1924 | Paris Olimpiyatları düzenlendi. | Olimpik maratonlarda 42,195 kilometrelik standart uygulanmaya başladı. |
Günümüzde maraton parkuru nasıl ölçülür?
Bir maratonun resmî mesafesi, haritada başlangıç ve bitiş noktaları arasına çizilen düz çizgiyle belirlenmez. Yol yarışlarında parkur, ölçüm için kalibre edilmiş bir bisiklet ve özel sayaç kullanılarak ölçülür. Esas alınan hat, koşucunun izin verilen parkur sınırları içinde takip edebileceği mümkün olan en kısa rotadır.
Bu nedenle virajların nasıl dönüldüğü ve yol üzerindeki bariyerlerin konumu önemlidir. Parkurun kurallara uygun ölçülmesi, derecelerin karşılaştırılabilirliği açısından temel koşullardan biridir. Bununla birlikte bir derecenin dünya rekoru olarak kabulü için mesafenin yanı sıra yükselti farkı ve başlangıç ile bitiş noktaları arasındaki uzaklık gibi başka şartlar da aranır.
GPS saati neden 42,195 kilometreden fazla gösterir?
Bir maratonu tamamlayan koşucunun saatinde 42,5 veya 43 kilometre görmesi, parkurun mutlaka yanlış ölçüldüğü anlamına gelmez. Bunun birkaç yaygın nedeni vardır:
- En kısa çizgiyi izlememek: Virajları geniş dönmek toplam mesafeyi artırır.
- Parkur içinde yön değiştirmek: Diğer koşucuları geçmek ve su istasyonlarına yaklaşmak ek mesafe yaratabilir.
- GPS ölçüm sapmaları: Yüksek binalar, tüneller, ağaç örtüsü ve sinyal koşulları cihazın hesaplamasını etkileyebilir.
Kısacası resmî parkur uzunluğu ile kişisel spor saatinin kaydettiği mesafe her zaman birebir aynı olmayabilir.
Maraton mesafesi hakkında sık sorulan sorular
Maraton tam olarak kaç metredir?
Maraton 42.195 metredir. Bu, 42 kilometre 195 metre anlamına gelir. Günlük dilde kullanılan “42 kilometrelik maraton” ifadesi yuvarlanmış bir anlatımdır.
Yarı maraton kaç kilometredir?
Yarı maraton, tam maratonun yarısıdır: 21,0975 kilometre, yani 21 kilometre 97,5 metre. Yaygın kullanımda 21,1 kilometre olarak ifade edilir.
Her uzun mesafe koşusu maraton mudur?
Hayır. 5 kilometre, 10 kilometre ve yarı maraton ayrı yarış mesafeleridir. Maraton, belirli bir uzunluğu olan koşu branşıdır. Maraton mesafesini aşan koşular ise genel olarak ultramaraton kapsamında değerlendirilir.
Sonuç: Antik bir ilham, modern bir standart
Maraton neden 42 kilometredir? Aslında maraton 42 kilometre 195 metredir; bu mesafe antik bir habercinin kesin olarak bilinen koşu uzunluğundan değil, 1908 Londra Olimpiyatları’nın parkurundan gelir. 1921’de alınan uluslararası kararla da resmî standart hâline gelmiştir.
Maratonun adı ve ruhu antik Yunanistan’a uzanırken, bugün koşulan mesafe modern spor tarihinin ürünüdür. Bitiş çizgisindeki o son 195 metre de bu tarihsel yolculuğun bir parçasıdır.